EMO Mersin Şube Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya: “Güneş enerjisi yatırımlarını destekliyoruz. İtirazımız kaynağa değil, yer seçimi yöntemine ve süreçlerin işletilme biçiminedir.”

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Mersin Şubesi, tarım arazilerinin korunması, güneş enerjisi yatırımlarında doğru yer seçimi ve kayıtlı üreticilerin elektriğe erişimi konusunda açıklama yaptı. Açıklamada, güneş enerjisi yatırımlarının desteklendiği ancak verimli tarım arazilerinin enerji yatırımları nedeniyle kaybedilmemesi gerektiği vurgulandı.

EMO Mersin Şube Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına ve kaçak yapılaşmaya karşı yürütülen mücadeleyi desteklediklerini belirterek, “Verimli toprak yenilenebilir bir kaynak değildir; kaybedildiğinde geri gelmez. Güneş enerjisi yatırımlarına değil, yanlış yer seçimine ve süreçlerin hatalı işletilmesine itiraz ediyoruz. Enerji yatırımı tarımın rakibi değil, ortağı olmalıdır” dedi.

Açıklamada, tarım arazilerine güneş enerjisi santrali kurulmasını kolaylaştıracak bir mevzuat değişikliği talep edilmediğinin altı çizildi. Yürürlükteki kuralların eksiksiz uygulanması, tarım dışı ve atıl alanlara öncelik verilmesi istendi.

Kaçak yapılara elektrik verilmemesine yönelik düzenlemelerin de desteklendiği belirtilirken, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı ve fiilen üretim yapan çiftçilerin bu süreçlerin yan etkisi olarak elektriksiz bırakılmaması gerektiği ifade edildi.

Mersin'in tarımsal üretimi stratejik öneme sahip

Tarım ve Orman Bakanlığının 2025 tarihli Mersin Tarımsal Yatırım Rehberi'nde yer alan TÜİK 2024 verilerine göre Mersin, Türkiye'deki limon üretiminin yüzde 48,30'unu, muz üretiminin yüzde 45,88'ini karşılıyor. Kentin ülke üretimindeki payı sakız kabağında yüzde 48,67, mandalinada yüzde 16,32 ve portakalda yüzde 15,42 seviyesinde bulunuyor.

Mersin'in toplam tarım alanı 3 milyon 258 bin 754 dekar olurken, kentte ÇKS'ye kayıtlı 42 bin 156 çiftçi üretim yapıyor. Mersin Ticaret Borsasının değerlendirmelerine göre kentin tarım alanları son 20 yılda yüzde 18 azalarak yaklaşık 3,26 milyon dekara geriledi.

Toros Dağları ile Akdeniz arasındaki sınırlı alanda tarım, sanayi, liman ve lojistik faaliyetleri, konutlaşma ve enerji yatırımlarının aynı düzlüğü paylaşmak zorunda kaldığına dikkat çeken Alkaya, “Türkiye'nin limonunun ve muzunun yaklaşık yarısını üreten bir kentte kaybedilen her dekar yalnızca yerel değil, ulusal bir kayıptır. Enerji yatırımları planlanırken Mersin'in tarımsal üretim gücü ve gıda güvenliğindeki stratejik konumu mutlaka dikkate alınmalıdır” dedi.

Kural değişmesin eksiksiz uygulansın

EMO Mersin Şubesi, 4 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik'in güneş enerjisi yatırımları konusunda açık hükümler içerdiğini bildirdi.

Yönetmeliğe göre GES kurulacak alanların kuru marjinal tarım arazisi olması gerekiyor. Bu sınıfın dışındaki araziler için yapılan taleplerin Toprak Koruma Kurulu gündemine alınamayacağı belirtilirken, GES amaçlı arazi sınıfı tespitinin tek başına izin anlamına gelmediği vurgulanıyor.

Ayrıca tarımsal yapıların çatılarına kurulacak GES'ler ile sulama amaçlı güneş enerjisi sistemleri tarımsal amaçlı yapı kapsamında değerlendiriliyor. Yönetmelik, yatırımlarda alternatif alan araştırılması yapılmasını ve alternatif bulunamadığı sonucuna varılması hâlinde bunun teknik gerekçelerinin yazılı olarak açıklanmasını da zorunlu tutuyor.

EMO Mersin Şubesi, yürürlükteki koruma çerçevesinin değiştirilmesi yerine uygulamada şu üç konuda açıklık sağlanmasını istedi:

1. Alternatif alan araştırmaları yalnızca evrak üzerinde değil, sahada ve teknik verilere dayanılarak yapılsın. Alternatif bulunmadığı sonucuna varılması hâlinde gerekçeler yazılı olarak açıklansın.

2. Yenilenebilir enerji tesislerine ilişkin düzenlemeler, kuru marjinal arazi şartını ortadan kaldıracak ve verimli, sulu ya da dikili tarım arazilerini kapsayacak biçimde yorumlanmasın.

3. Toprak Koruma Kurulu kararlarının teknik gerekçeleri açıkça yazılsın ve kamuoyuyla paylaşılsın.

Üreticinin elektriğe erişimi güvence altına alınmalı

Açıklamada, güneş enerjisi yatırımlarında yer seçiminin yanı sıra kayıtlı üreticilerin elektriğe erişiminde yaşanan sorunlara da dikkat çekildi.

Haziran 2026'da yürürlüğe giren düzenlemeyle tarım arazilerinde izinsiz inşa edilen yapı ve tesislere elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı yapılmasının yasaklandığı; kurala aykırı abonelik tesis eden kurum ve kuruluşlara abone başına 100 bin lira idari para cezası getirildiği hatırlatıldı.

Kaçak yapılara enerji verilmemesine yönelik düzenlemenin desteklendiği belirtilen açıklamada, amaç dışı kullanıcılarla kayıtlı üreticilerin aynı süreçlere ve gecikmelere maruz bırakılmaması gerektiği vurgulandı.

Muz seralarının ısıtılması, narenciye bahçelerinin sulanması, fide tesislerinin çalıştırılması ve ürünlerin soğuk zincirde korunması için elektriğin zorunlu olduğuna işaret eden Alkaya, “Sera ısıtılmazsa muz olmaz, kuyu çalışmazsa narenciye sulanmaz, soğuk zincir işlemezse limon ihraç edilemez. Elektrik, Mersin tarımında bir konfor kalemi değil, üretimin kendisidir. Kaçak yapı ile ÇKS'ye kayıtlı ve fiilen üretim yapan çiftçi aynı değerlendirme sürecine tabi tutulmamalıdır” ifadelerini kullandı.

Bakanlığın Tarımsal Sulama Yönergesi'nde, elektrik aboneliğine görüş verilirken kayıt sistemlerine üyelik ve su kaynağının sürekliliği gibi ölçütlerin bulunduğu hatırlatılarak, bu kriterlerin süreye bağlı, öngörülebilir ve tek merkezden yürütülen bir mekanizmaya dönüştürülmesi istendi.

EMO Mersin Şubesinden yedi maddelik çözüm önerisi

1. Öncelik çatılara verilsin. Mersin'de yalnızca gıda alanında faaliyet gösteren 2 bin 886 tarıma dayalı sanayi işletmesinin yanı sıra depoların, organize sanayi bölgelerinin ve kamu binalarının çatıları, tarım toprağı tüketmeden enerji üretiminde değerlendirilsin.

2. Sulama amaçlı GES yatırımları yaygınlaştırılsın. Mevzuatta tanımlanan bu modelle üreticilerin elektrik giderleri azaltılsın.

3. Saha tipi GES yatırımlarında öncelik sırası belirlensin. Öncelikle tarım dışı alanlar, ardından atıl ve bozulmuş sahalar, son olarak da kuru marjinal tarım arazileri değerlendirilsin.

4. Şebeke kapasitesiyle arazi sınıfları birlikte planlansın. Trafo merkezi bazlı bağlantı kapasitesi ile tarımsal potansiyeli düşük alanların örtüştüğü bölgeler önceden ilan edilsin.

5. Kayıtlı üretici için hızlandırılmış abonelik hattı kurulsun. ÇKS kaydı, aktif üretim tespiti ve arazi sınıfı bilgisi aynı başvuruda değerlendirilsin; başvurular belirli bir süre içinde gerekçeli olarak sonuçlandırılsın.

6. Agrivoltaik pilot uygulamalar başlatılsın. Tarımsal üretimle güneş enerjisinin aynı alanda uyumlu biçimde yürütülebileceği modeller, Mersin'in ürün desenine uygun pilot projelerle test edilsin.

7. Bütünleşik arazi kullanım planlaması tamamlansın. Mersin'de büyük ova koruma alanlarının sınırları güncel ve erişilebilir biçimde yayımlansın.

Kurumlara ve yatırımcılara çağrı

Tarım ve Orman Bakanlığına: İlgili yönetmelik hükümleri arasındaki ilişki uygulama birliği sağlayacak biçimde açıklığa kavuşturulsun; kayıtlı üreticiyle amaç dışı kullanıcının ayrıştırılacağı mekanizma somutlaştırılsın.

Mersin Valiliği ve Toprak Koruma Kuruluna: Alternatif alan değerlendirmelerinin gerekçeleri kararlarda açıkça belirtilsin ve meslek odalarının görüşleri kayıt altına alınsın.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPDK, TEİAŞ ve ilgili dağıtım şirketine: Trafo merkezi bazındaki kalan kapasiteler ilçe düzeyinde düzenli olarak açıklansın; çatı ve öz tüketim başvuruları hızlandırılsın.

Yatırımcılara: Projelerin başlangıç aşamasında arazi sınıfı tespiti ve alternatif alan analizi birlikte yürütülsün.

Panel çatıya ağaç toprağa

Mersin'in güneş enerjisi potansiyelinden yararlanmak için verimli tarım arazilerinden vazgeçilmesine gerek olmadığını belirten Alkaya, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Güneş bedava, toprak sınırlıdır. Mersin'in güneşini değerlendirmek için Mersin'in toprağını harcamak zorunda değiliz. Bunun için gerekli teknoloji ve mevzuat bulunmaktadır. Eksik olan, enerjiyi ve tarımı aynı masada buluşturacak planlama iradesidir.

Kural kalsın; verimli toprakla marjinal arazi, kayıtlı üreticiyle amaç dışı kullanıcı birbirinden ayrılsın. Panel çatıya, ağaç toprağa. Kaçak yapıya elektrik verilmesin; üreticinin enerjiye erişimi de geciktirilmesin.”

Prof. Dr. Alkan Alkaya
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Mersin Şubesi
Yönetim Kurulu adına Şube Başkanı